08.08 Bir anlamı olsun diye bu saate kurdum alarmı ama bir şey ifade etmedi.
08.09 Whats upın böcek zıvırtısı şeklindeki seslerine boyun egdim ve uzanıp telefonu aldım
08.12 Daha afyonu patlamadan hal hatır soran arkadaşlarımı sevdigime karar verdim
08.15 Tamam. Kalktım.
08.16 Çişimi yaptım.
08.17 Dün geceden kalan şişeleri toparladım. Hafif bir cin kokusu sarmış etrafı, üşenmedim her şeyi çalkaladım ama yıkamadım.
08.25 Yüzümü yıkadım ama üşendiğim icin tonik sürmedim.
08.25,5 Göz altlarıma baktım kaldım. Hangi makyaj mucizesi durumu kurtarır kritiği yaptım,bastım fondöteni
08.27 Uyurken biri saga, biri sola yamulan kahküllerimle kavga ettim, ben kazandım, simdi hepsi dümdüz aşşağıya bakıyor, nihahaaaa!
08.30 Geri dönüp yatağıma oturdum ve tavana baktım
08.32 5 Tane şınav çektim
08.33 Giyinmeye üşendim. Üzerimdeki bluzu çıkarmadım, altıma jean çektim
08.40 Uzun ve hülyalı dokunuşlarla rimeli tamamladım. Her yerime bulaştırınca temizlemek yerine far surdum.
08.41 Sürdüğüm farı sevdim
08.45 Dünkü çantayı boşaltıp yenisine koydum.
08.47 Fotoğraf makinasının lensini çıkardım, boş kasayı omzuma taktim.
08.50 Asıl ağırlık lensten dolayıymış onu farkettim.
08.52 Tv’nin karşısına geçtim ve 46’ya zapladım.
08.53 Böyle günlerde en sevdigim sarkı bruno marsın The Lazy Song’ unu beklemeye basladım
09.00 Onun yerine Ajda Pekkan dinledim.
09.09 The Lazy Song geldi, sonunu bitirmeden koltuktan kalktım
09.10 Salon penceresini kapattım
Kapatmayınca sevgili sokak kedim kendisini kanepeme atıp tüm gün keyif yapıyor çünkü.
09.11 Sevgili car shoe’ larımı ayağıma geçirip, kapıyı çektim…
Kapıyı çektim.