Bir sene daha bitmeden
2010 senesini düşünmeye başladım bugün..Ne çok önemli şey olmuş son bir senede. Sanki bir dönüm noktası gibi! Ve sırf bu yüzden 2011 en güzel yıl olabilir benim için en sevimsiz yıl da..Ben de oturup 2010’un çeteresini çıkarmaya karar verdim. Siz de yapın..Hem geçmiş seneyi şöyle bir hatırlamak, hedeflerinin ne kadar yakınında ne kadar uzağında olduğunu anlamak hem de gelecek sene için tutulabilir sözler vermek için.
Bakınız 2010:
1. 2010’a depresyonda girdim. Gülmeyin bu gerçektir. Sonra çıktım. Gelecek sene tekrar girmeyi planlamıyorum.En azından aynı sebepten. Ve aynı sebepten iki üç kere daha girdim.Gülebilirsiniz.
2. Yakın geleceğimle ilgili karar vermek icin birkaç ay çok ağır uğraştım. Sonunda en iyisi olduğuna karar verdiğim bir yola girdim. Bu sene aynı yolda ilerleyeceğimden pek emin değilim. Yeni bir yol bulmak daha doğru olacak.
3. Yeditepe Üniversitesi Moda Tasarım bölümü mezuniyet defilesinde, tasarımcı arkadaşlar için modellik yaptım ve kendime, torunlarıma miras bırakılacak hatta belki aile yadigarı olacak ilk mücevherimi aldım.Tek taşımı kendim aldım kendim taktım gibi oldu ama bu bir tek taş değil elbette. Ama sanırım kaybetttim ve gerçekten üzgünüm.
4. Bir sabah uyanıp, benim aklım nerdeydi deyip, çok heyecanlandığım bir alana geçiş yaptım; Blog dünyasına! Böylece ilk adıyla ‘Hayata makyaj yapın’ ortaya çıktı ve sonrasında Maritsa adıyla büyüdü.
5. Haziran ayında 5 yılık süper güzel anılarla dolu, en önemlisi 16 yıldır ait olduğum tek kurum olan öğrenim kurumunu, Boğaziçi Üniversitesinde bitirerek yeni ve gerçek hayata ‘merhaba’ dedim.
6. İlk büyük – sözde – başarısızlığımla ‘Sizden psikolog olmaz, siz en iyisi PR şirketinde çalışın’ nasihatiyle yüzleştim.2 günde toparladım. Bu lafın kariyerimi ve hayatımı ne denli önemli ve ne denli doğru etkilediğini yıllar sonra anlayacaktım.
7. Uzun zamandır istediğim ama hep başlamayıp beklettiğim sörf derslerine başladım ve oldukça da hızlı ilerledim. 1 haftada 4.5 yelkene adım atıp,160 boarda indim,gururlandım,şımardım. En azından artık fena olmayan derecede yapabildiğim bir spor dalım oldu! Bir daha da yapmadım.
8. İçinde pek mutsuz oldugum,tüm ev arkadaşlarımla birlikte nedense bir türlü ısınamadığımız son evden,5 yıldır yaşadığım Hisarüstü mahallesinden Bebek’e transfer olduk.
9. Yaklaşık 4 ülkeye gittim. Bazen iş bazen gezi..Ama ne farkeder,yeni yerler gördüm. Ufkum genişledi, heveslerim arttı,dünya gözüm açıldı. Meğersem daha hiçbir şey görmemişim, aslında hala da gördüm diyemem ya.
10. Mezun olduktan sonra çalışacağım şirkete kendim karar verdim. İletişim adresi buldum bir tane, mail attım. İki gün sonra döndüler ve orada çalışmaya başladım. Her şey umduğumdan çok daha kolay oldu. Sen işi istersen bedavaya yakın,iş seni istersen sekiz kat maaşla çalışıldığını bilmiyordum ki..
11. Reklam- satış alanında çalışmaya başladım. İlk iş, ilk dergi, ilk reklam deneyimimi yaşadım. Çok da kolay olmadı.
12. Bebek en sevdiğimiz semt mahallemiz oldu. Ve gönül bağımız bir daha hiç kopmadı.
13. Hep diktim,kestim,baştan yarattım ve bana ait bir şeyler giydim ama ilk kez bu sene içimdeki dürtüye güvendim ve henüz eğitimini almadığım moda alanına küçük ama balıklama bir giriş yaptım,kendi markam Maritsa’nın hazırlıklarını ve üretimini yaptım. Ve hiçbir zaman satacak aşamaya gelemedim ve o proje çöpe gitti.
14. Blogum sayesinde çok güzel insanlarla tanıştım,çok güzel çekimler yaptım, önüme daha güzel kapılar açıldı, güzel firmalarla çalışmaya başladım.
15. Blogum daha bir sene olmadan çok iyi okunma oranlarına ulaştı,bana daha çok güç ve heves verdi. Bunun için size büyük bir teşekkür borçluyum.
16. Yılbaşına depresyonla girmemin küçük de olsa bir diğer nedeni olan 62 kg.lık ağırlığın bir kısmını üzerimden çabucak,yaz gelmeden attım, aferim bana 8 kiloya yakın verdim.
17. Küçük tavşan Melahat hayatıma girdi ve simdi kocaman bir şey oldu. Her gün biraz daha büyüyor ve o kadar yumuşak ki.
18. Dönüp bakınca bir tane dönüm noktası buldum aslında o da çok önemli sayılmazmış ama insana yaşarken o kadar önemli bir kararmış gibi geliyor ki..Ah gençlik!
Ve o yüzden şimdi 2011’i çok merak ediyorum.
2011’den beklentilerimi de Noel Baba’ya mektup postu olarak yayınlamayı düşünüyorum, belki evde sıkıntıdan blog okuyordur.
Dünya 2010′ da çok değişti. Sanıyormuşum.
İkinci edit : 2014